30.10.2020 - Bilgi Vitrini & Sanal Ansiklopedi
Bilgi Vitrini

Osmanlı’da Hukuk Vakaları

Osmanlı’da Hukuk Vakaları

Osmanlı Devrinde İbretlik Kadı Vakaları

Yıldırım Beyazıt, ordularıyla batıdan doğuya, doğudan batıya, kuzeyden güneye, güneyden kuzeye yıldırım gibi akarak yurdun sınırlarını genişletmeye halkı refah ve huzura kavuşturmaya çalışırken, zaferlerden kazanılan ganimetler sayesinde halkda büyük sevet oluşmuş, başta vezirler olmak üzere devlet memurlarında ve kadılarda suistimal ve rüşvet almış yürümüştü.

Adaleti tahsisle görevli kadılar da rüşvet alma bir salgın haline gelmişti  hatta rüşvetsiz mahkeme kurulamaz olmuştu.

Yıldırım Beyazıt  Malatya ve Erzincan aldıktan sonra Bursa’ya dönerken kadı zulümlerinin derin halk tabakalarını yüreklerinden vurduğunu acı acı duymuş ve dinlemişti.

Anadolu’da ve Rumeli’de teftişler yaptırdı.

Ne kadar Kadı varsa hepsini bir rivayete göre ise 80 ini Bursa Yenişehire getirt di. Tahtadan çatma bir eve doldurttu, etrafına da çepeçevre odun yığdırttı.

V e Çandarlı Hayrettin Paşa’nın oğlu Veziri Azam Ali Paşa’ya şu emri verdi;

-Bunları ateşi vurun hepsi yansınlar takii halk bunların zulümlerinden kurtulsun,

Kadılar arasında Veziriazamın ve diğer devlet büyüklerinin pekçok yakınları kısımları vardı ve kendilerine muazzam menfaatler sağlamışlardı. Ali Paşa zekasını bütün kudretini dilinin  bütün kandırma kabiliyetini harcadı fakat Yıldırım Han’ın çelik irâdesini yumuşatamadı.

Padişah; ‘Odunların üstüne birazda Bezir dökün ki çabuk kül olsunlar’ diyordu,

Padişahın zenci maskarası   vardı. Sadrazam onunla konuştu kadıları kurtarırsa kendisine 20.000 flori vereceğini vadetti.

Habeşli gözde yol elbisesini ve ayakkabılarını giydikten sonra padişahın huzuruna çıktı.

Yıldırım hazırlıklı soytarıyı görünce hayretle sordu;  ‘ne oluyor ağa?’

Kara Ağa yalvaran bir sesle; ‘Sultanım dedi beni Bizans tekfurına elçi gönderiniz’’

Padşah: ‘Ne yapacaksın orada?

Ağa: ‘’gideyim tekfurdan  papazlar isteyeyim’’

Padişah: ‘’ bire devletsiz papazları ne yapacaksın’’

Ağa: ‘’bizim kadıları yakalım tekfurun papazları kadı yapalım’’ dedi

Padişah: ‘’kadılıkları Kendi kullarıma versem olmaz mı?’’

Ağa: ‘’şahım onlar okumuş değillerdir, kadıların alim olmaları lazımdır .

Tekfurun papazları çok âlimdir, sen kadıları kırarak Kuran’ın hükümlerini bozuyorsun. İncil’de haktır papazlar bu yurtta İncil’in hükümlerini yürütsünler bari.’’

Padişah: ‘’O halde ne yapalım ağa’’

Ağa: ‘’daha fazlasını benim aklım yetmez hünkarım bunu paşaların daha iyi bilirler.’’ dedi.

Soytarı padişahı balmumu gibi yumuşatmıştı. Yıldırım Gazipaşa’ya çağırdı. Sadrazam kadıların tahsisatlarının   azlığından dolayı bunların olduğunu ileri sürdü.

Daha iyi bir gelir sağlayan tahsiat verilirse Kadıların rüşvet almayacaklarını  söyledi.

Padişahlardan kadılara yaptıkalrı işlerden binde yürmi harç almalarını sağlayan bir irade(izin-emir) alarak kadıları kurtardı.

Adalet eğer ehil ellerde ve vicdan sahiplerinde değilse zulumlerden zulum beğenebilirsiniz.

2.olay

Eskiden kadınların vazife görecek müstakil binaların mahkemeleri pek yoktu, daha çok evlerinde veasir yerlerde vazife görürlerdi. Cübbelerinin cebinde defterlerini taşırlar, herhangi bir müracaatı derhal karara bağlar   tescil ederlerdi .

İmparatorluğun çöküntü devirlerinde halk kadılardan, yaka silkiyor, onların zulümlerinden rekabetlerinden, iyice  bıkmışlardı.

Topkapı daki evinde oturan bir kadının işsizlikten canı sıkılmıştı, penceresinden sokağa seyrediyordu. Kalenin duvarı dibini oturmuş güneşlenen iki genç köylü gözüne ilişti hemen mübaşire gönderdi, bunları  huzuruna getirterek soruşturmaya başladı,

-Kadı Oğlum adın ne ?

-Mehmet,

-Kadı Nerelisin  ?

-Kadı Ya oğlum seninki ?

-Silivri’liyiz , benim adım Ahmet,

-Kadı Sen nerelisin ?

–Ben de oralıyım efendim ,

Kadı Mehmet oğlum senin Ahmet’ten alıp vereceğin var mı?

-Hayır, benim Ahmet’den, onun da benden yok, alıp vereceğimiz yok.

Kadı Sizin birbirinize alıp vereceğiniz olmadığını  hükmediyorum,

– Aman Kadı Hazretleri, ne yapıyorsunuz, bizim birbirimizden hiçbir davamız yok ki ,

Kadı Derhal harcını yatırarak ilamını alınız, hüküm budur, bir kere harcı verin belki ilerde böyle bir davamız olabilir ,başka söz dinlemem, al mübaşir bunları dışarı.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ